'İnce hastalık' artık korkutmuyor!
İlimizde 195 verem hastası bulunduğu, 189'unun doğrudan gözetimli tedaviyle takip edilerek, yüzde 98 başarı hedefine ulaşıldığı belirtildi.
Verem Haftası dolayısıyla Sağlık İl Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, dünya nüfusunun 1/3'ünün verem mikrobuyla enfekte olduğu ve söz konusu insanların yüzde 10'unun yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanacakları bildirildi.
Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon kişinin vereme yakalandığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
'Verem, dünyada bir tek etkene bağlı gelişen ve tedavisi olmasına rağmen en çok ölüme yol açan hastalıktır. Türkiye'de yılda yaklaşık 17 bin verem hastası ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de 2008 yılında yüzde 91 tedavi başarısıyla hedeflere ulaşılmıştır. İlimizde verem hastası olarak 195 hasta bulunmakta olup, 189'u DGT tedavisi ile takip edilerek yüzde 98 başarı hedefine ulaşılmıştır. Verem basilinin kaynağı,tedavi görmemiş, aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır, hasta insanlardan öksürme ve hapşırmayla ortama yayılan mikrobun solunmasıyla bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Tedaviyle basil sayısı çok kısa sürede azalır. Ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda yok olur.'
Veremin belirtilerinin halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi, öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme,göğüs ve sırt ağrısı, nefes darlığı olduğu belirtilen açıklamada, iki veya üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerektiği bildirildi.
Veremin teşhis ve tedavisinin ücretsiz yapıldığı hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
'Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir. Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok önem taşır, çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler. Hastanın ilaçları içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir. Tedavinin verem savaş dispanserinde (VSD) ya da hastanede başlanması gerekir. Tedavi tamamlanarak sonlandırılana dek özenle sürdürülmelidir. Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları VSD'de ücretsiz muayene edilir. Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyanlara koruyucu tedavi verilir. Koruyucu ilaç tedavisi 6 ay süreyle verilir. Bu tedavi hastalanmayı yüzde 90'a varan oranda önler.'
Kaynak : Medyabar.com
Haber Tarihi : 28 Aralık 2010 Salı